|

Seni seviyordum ve senin haberin
yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan,
kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten
başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya
bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen
gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen
bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler.
Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara
çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin
sesini duyduğum masalarda
erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim
oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte
soluduğumuz sokak isimleri
oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve
bazen tekin olmayan suların üzerinden
atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi
maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı
bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum,
bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen
hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun.
Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar
yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir
gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat,
başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine
aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki
gibi. Değiştik sanıyordum.
Ve sen yine
bilmiyordun.
İclal Aydın
|